oyun – the game

Bir oyun kurgulayalım, kuralları şöyle olsun:
1.Bu oyunu herkes oynayacak, oynamayan kalmayacak.
2.Oyuncuların tek canı var, kaybedince oyundan çıkmış sayılacak.
3.Oyunda kazanmak için her şey mubah, isteyen her yolu kullanabilecek.
4.Oyunun perde arkasında, oyuncuların önceden bilemeyeceği ve tahmin edilemeyen birçok değişkene bağlı karmaşık kurgular olacak.
5.En çok puan toplayan ve sağlık, yasal, ekonomik sorunu olmadan oyunda en uzun kalanlar kazanmış sayılacak.
Let’s design a game which rules shall be as follows:
1.Everyone should play this game.
2.Players have got only a single chance, if someone will lose his/her chance he/she shall be considered as out of the game.
3.In the game one can use every way he/she wish, everything valid to win.
4.Behind there will be complex fictions based on many unpredictable variables that players cannot know beforehand.
5.The ones collecting most bonus and longest surviving in the game without health, legal, economic problems will be assumed winners.

madde – anti madde – karadelikler / matter – antimatter – black holes

Şu andaki fizik bilgilerimize göre;

1. Anti madde (M-) matematiksel olarak kanıtlanmıştır.
2. Laboratuar koşullarında hidrojen anti madde atomu oluşturulmuştur.
3. Büyük patlamada (çok çok büyük bir enerji verilerek) eşit miktarda madde (M+) ve anti madde (M-) oluştuğu kabul ediliyor.
4. Ancak madde evreninde anti maddenin yok denecek kadar az bulunduğu tahmin ediliyor.
5. Karadelik denilen ve içine giren artı maddenin ve hatta ışığın bile kaybolduğu olguların varlığı kanıtlanmıştır.

Yukarıdaki (3) ve (4) no lu gerçekler birbiriyle çelişiyor ve şu andaki fizik bilgilerimize göre bu çelişkinin açıklanamadığı söyleniyor.

Burada, (3) ve (4) no lu gerçeklerle ilgili bir görüş oluşturmayı denemek, çelişkiyi fizik kurallarına uygun bir şekilde ve mantık yoluyla açıklama önerisi ileri sürmek istiyorum:

6. (3) ve (4) no lu gerçekler doğru kabul edilirse, mantık kurularak, bizim evrenimizin madde (M+) tarafında yer aldığı, anti maddeden (M-) oluşan eşit büyüklükte başka bir evrenin de başka bir yerde var olduğu düşünülebilir. Buradaki (+) ve (-) işaretleri bir kabulden ibarettir.

7. Karadelikler, madde ve anti madde evrenlerinin birbirleriyle ilinti kanalları olabilir. Nasıl madde evreninden karadeliklere yaklaşan madde yok oluyorsa, tersi de mümkün olabilir. Yani anti madde evreni tarafındaki anti madde de karadeliklere yaklaştığında yok oluyor olabilir. Bu sırada enerji açığa çıkması beklenebilir.

8. Sonuç olarak, yoktan (sıfırdan) madde ve anti madde oluşturulmuş olması fikri (çok çok büyük bir enerji verildiği doğru ise) temel fizik yasalarına uygun düşüyor. Yani hiçbir şey yoktan var olmaz veya var olan şeyler tamamen yok edilemez ama madde enerjiye dönüşebilir veya enerji maddeye dönüşebilir çünkü işlemin geriye döndürülebilir olduğu kabul ediliyor.

(6) no lu önermeye uygun olarak toplam madde miktarı, eğer madde ve anti madde miktarları eşitse ki öyle olması bekleniyor, şu anda da sıfırdır.

Bunlar herhangi bir zaman diliminde birbirlerinden uzakta iken var olabilirler ancak zamanın ilerleyen evresinde birbirlerini yok ederek sıfıra yaklaşacaklardır. Bu işlemler sonucunda, büyük patlamada verilen enerji büyüklüğüne eşit miktarda bir enerji, belki büyük patlamadaki gibi tek seferde değil ama bir çok seferde ve göreceli olarak daha yavaş bir şekilde açığa çıkacaktır.

Yani bu işlem geriye döndürülmüş olacaktır ve varolan bütün madde yeniden başlangıçtaki çok çok büyük bir enerjiye dönüşecektir denilebilir mi?
According to our current knowledge of physics;

1. Antimatter (M-) is mathematically proven.
2. Hydrogen antimatter atom is formed under laboratory conditions.
3. It is assumed that equal amount of matter (M+) and antimatter (M-) are formed in the big bang (by supplying very, very large energy).
4. However, it is estimated that there is almost no antimatter in the matter universe.
5. The existence of the so-called black holes and the disappearance of the matter and even light going into blackhole has been proven.

The facts (3) and (4) above contradict each other and according to our current knowledge of physics, it is said that this contradiction cannot be explained at the moment.

Here, I would like to create an opinion on facts (3) and (4) and propose to clarify the contradiction by the rules of physics and logic:

6. If the facts (3) and (4) are accepted as true, it can be reasoned that our universe is located on the matter (M+) side and that there is another universe with equal size consisting of antimatter (M-) in another place. The (+) and (-) signs are assumptions.

7. Blackholes might be channels of interrelation between matter and antimatter universes. The opposite might be possible, just as the matter that disappears from the universe of matter approaches the black holes. In other words, the antimatter in the antimatter universe side may also disappear as approaching black holes. At this moment, energy can be expected to be released.

8. As a result, the idea that matter and antimatter have been created from nothing (if it is true that a very, very large energy was supplied) complies with the basic laws of physics. So nothing exists from nothing, nor existing things cannot be completely destroyed, but matter can transform into energy or energy can transform into the matter since the process is accepted as reversible.

In accordance with the proposition (6), the total amount of substance is equal to zero if the matter and antimatter amounts are equal at the moment, which is expected to be.

They may exist when they are distant from each other at any time, but they will approach zero by destroying each other in the future. As a result of these processes, an energy equal to the amount of the energy given in the big bang will be expected to be released in many times and in a relatively slower manner, perhaps not at once as in the big bang.

So can it be said that this process will be reversed and all the substance existing will be transformed back into very large energy as at the beginning again?

üniversite tavlası

Eskiden ”üniversite tavlası” olarak adlandırılan bir oyun vardı.
İkişer kişiden oluşan iki takımla, yani dört kişiyle oynanırdı.
Takım arkadaşları yanyana, rakipleri de karşılarına otururdu.
Oyun birlikte başlatılır, zarı sadece takımın birer oyuncusu atar, ama aynı zarla aynı takımın iki oyuncusu oynardı.

İşin ilginci, aynı zarla oynayan takımların bir oyuncusu galip gelirken diğerinin yenilebilmesiydi. Bu beraberlik demekti, sık sık olurdu.
Hatta bazı oyunlarda rakip takımların birer oyuncusu, karşı takımındaki diğer oyuncuları mars yapabilirdi. Bu da eşitlik olarak kabul edilirdi.
Aynı zarlarla hem yenmek hem de yenilmek, sanıldığının aksine tavlanın bir şans oyunu olmadığını gösterir kanımca. Bu hayatta aynı olanaklara sahip olan bireylerin zaman içinde farklı noktalara varmalarına benzetilebilir.

Anımsadığım kadarıyla, yengi bir sayı, mars iki sayı değerindeydi. Mars rakip oyuncu henüz pullarını toplamaya başlamadan, karşısındakinin bütün pullarını toplayarak rakibe çok önemli bir fark atmasıdır.
Herhalde beş veya yedi sayı toplayan takım galip kabul edilir ve oyun biterdi.
Yenilen takım, yenenlere ve seyircilere çay ısmarlamak zorundaydı.

Üstat tavlacıların oyunları çok ilgi görüp, seyirci toplarken ortalama oyuncuları pek izleyen bulunmazdı, tıpkı olağan yaşantıdaki gibi.

Bu tavlada zar tutmak, pul çalmak, pulları eksik veya fazla oynamak gibi hileler aynen hayatta da olduğu gibi, rakip anlayana kadar serbest kabul edilirdi. Oyunun ruhu, sadece kendi oyununu değil rakibinin de oyununu takip etmeyi gerektirdiği için hayatın kendisine benzerdi.
Rakip hileyi sezerse, itiraz ederdi. Bu durumda ya o zar atışıyla oynanan pullar kurala uygun olarak yeniden oynatılır, ya da baştan söylenmişse hileyi yapan o eli kaybetmiş kabul edilirdi. Hilesi anlaşılan taraf horlanırdı.
Uygun zar gelen oyuncu, rakibinin üzerinde psikolojik baskı kurmak için pulları sertçe, gürültülü bir şekilde oynar ve rakibin moralini bozmaya çalışırdı. Nükte, ince alay serbestti ama küfür ve hakaret kabul edilmezdi.
Seyircilerin oyuna müdahale etmesi, yol göstermesi kesinlikle yasaktı. Ama oyun bitince, düşüncelerini söyleyebilirlerdi.
Hayatın içinden gelen ve içinde oynanan bir oyundu.

çöp – garbage

Sistem insanları çöp üreticisi olarak şekilendirdi ve teşvik etti. Şu anda varolan alt ve üst yapı bol çöp üretilmesine dönüktür. Bugün ortaya çıkan atıkların büyük çoğunluğu ambalaj atıklarıdır.

Halbuki geleneksel kırsal yaşama modelinde, bağımsız ve bahçeli evlerde yaşayan ailelerde hemen hemen hiç atık olmazdı. Bütün organik atıklar ya beslenmekte olan hayvanların yemlerine karıştırılır ya da çürümüş ve bozulmuşlarsa toprakta gübre olarak kullanılırdı. Kuru yemiş kabukları gibi yanabilir atıklar ısınmak için kullanılırdı. Zaten kişi başına çıkan atık bugünkünün onda biri kadardı.

Geleneksel kırsal yaşama modeli, daha kullanışlı ve daha ekonomik (tutumlu) bir yoldu.
Artık bu modele dönmek için çok geç kaldık.

The system forced and encouraged people as garbage producers. The existing substructure and superstructure are directed towards the production of a lot of waste. The majority of the waste generated today is packaging waste.

However, in the traditional model of rural living, there was almost no waste in families living in seperated homes with gardens. All organic wastes were either mixed into the food of the feeding animals or used as fertilizer in the soil if rotten and spoiled. Combustible wastes like nut peels were used to warm up. The waste per capita was already one-tenth of today.

The traditional rural living model was a more useful and more economical (frugal) way.
We are too late to return this model.

zihniyet – mentality

Son yıllarda gençlerde hakim olan zihniyet:
”Ben 4 yıl yüksek okulda okudum, maaşımı hak ettim. Bana maaş vermeye mecbursunuz. Ama benim bunun için ayrıca bir çaba göstermem gerekmez. Çünkü zaten hak etmiş durumdayım.”

The dominant mentality in young people in recent years:
” I graduated in a faculty for 4 years, I deserve my salary. You have to pay me. But I don’t have to make any extra effort. Because I already deserve it. ”