anlatamadık – 1

Türkiye’de üzülerek belirliyorum ki, bir mühendislik geleneği (mühendislik neden yapılır? kime yaptırılır? nasıl yaptırılır?) yerleşmediği için, bir çok yapımcı veya yatırımcı kuruluş veya firma şunu hala anlayamadı:

1.Mühendislik tasarım işleri her diploması olana yaptırılamaz. Bu meslek alanı birikim, ustalık ve yetenek gerektirir.
Aksi durum, teşhisi ve tedavisi zor bir hastalık için bir sağlık memuruna başvurmaya benzetilebilir.

2.Mühendislik tasarım işleri için, kurum veya firma bünyesinde nitelikli bir tasarım ekibi, pahalı yazılımlar, ofis vb. bulundurmak hem çok pahalı, hem de gereksizdir.
Aksi durum, ne zaman hangi hastalığa yakalanacağınızı bilmeden her olasılığa karşı kalabalık bir uzman tıp doktoru kadrosunu, her tür tıbbi ekipmanı, tıbbi yazılımı ve poliklinikleri el altında tutmaya benzer. Okumaya devam et “anlatamadık – 1”

mavi gökyüzü ülkesi

yorgun eve gelip, sedire uzanıp, uyumak istediğimde,
yeşil çizgili yün battaniyeyi, getirip üzerime örter annem.
ışığı söndürür, kapıyı sessizce örter, çıkar.

ama elinin sıcaklığı kalır battaniyede.
derin ve huzur dolu bir uykuya dalarım.
güneşli mavi gökyüzü ülkesinde,
yemyeşil ovaların, berrak derelerin üzerinden uçarım.

renkler – colors

Ne zaman bir kitap okusam, 40-50 sayfa ilerledikten sonra zihnimde bir renk belirir.
Örneğin ”Tutunamayanlar” ı okurken, kirli sarı hakim renk oldu.

When I read a book, after first 40-50 pages a color appears in my mind.
For example, while reading ”Losers” (a Turkish novel named ”Tutunamayanlar”) dirty yellow was the dominant color.