15. gün – 15 th day

Yaşlı karı koca birbirlerine dayanarak yaşıyorlardı, son günlerini.
Bir gün sabah kahvelerini içerken kadın kocasına şöyle dedi:
-Bir gün birimiz göçeceğiz. Kalan için zor günler başlayacak. Dayanılmaz günler.
Adam güldü.
-Ben önden gidersem, gelip seni de götürmemi ister misin?
Kadın düşünceli;
-Ne kadar iyi olurdu.
Adam:
-O zaman sana söz veriyorum. 15 gün sonra gelip, seni de götüreceğim.
Kadın, minnetle, sevgiyle baktı kocasına.
 
Bunu bir gün şakayla karışık çocukların, torunların olduğu bir ortamda dile getirdi, kadın.
-Biliyor musunuz, babanız eğer benden önce ölürse 15. günde gelecek ve beni de birlikte götürecekmiş. Öyle söyledi bana.
Gülüştüler.
 
Bu konuşmanın ardından bir süre geçti. Bir daha bu konuyu hiç açmadılar aralarında.
Derken adam bir sabah kalkmadı yatağından. Gece ruhunu teslim etmişti.
 
Kadın yalnız kalmıştı, tek başına.
Hem bir can yoldaşı olsun, hem de annelerine yardımcı olması için bir bayan bakıcı tuttu, çocukları. Salgın hastalık dönemiydi. İsteseler de, annelerini gereken sıklıkta ziyaret edemiyorlardı.
 
Bakıcı kadın, çocuklar annelerini telefonla her aradıklarında onların içlerini rahatlatan şeyler söylüyordu.
-Alışacak. Biraz süre verin. Fiziksel sağlığı yerinde, merak edeceğiniz bir şey yok.
Diyordu.
 
Kadın sessizdi. Bir şey bekler gibiydi. Gözü kapıdaydı, ya da sokaktan gelip geçenlerdeydi.
Eşinin vefatının 15. gününün gecesinde o da ruhunu sessizce teslim etti.



 
The old husband and wife were living by supporting each other, through their last days.
One day, while drinking their morning coffees, the woman said to her husband:
One day one of us will die. And difficult days shall begin for the other one. Unbearable days.
The man laughed.
-If I go first, would you like to come and take you with me?
The woman is thoughtful;
-How good would it be.
Man:
-Then I promise you. I will come and take you in 15th day.
The woman looked at her husband with gratitude and love.
 
One day she shared by joke this event with children and grandchildren.
- If your father died before me, he would come on the 15th day and take me with him. He told me that.
They laughed.
 
Some time passed after this speech. They never talked about this again.
Then one morning the man did not get up from his bed. He had dead at the night.
 
The woman was left alone.
Her children hired a female caregiver to be both a companion and help their mother. It was an epidemic period. Although they wanted to, they could not visit their mother as often as needed.
 
The caregiver was reporting every time as her children called mummy by phone.
-She will become familiar. Give mummy some time. She is in good physical health, there is nothing to worry about.
 
The woman was very calm. As if she is seemed to expect something. Her eyes were on the door, or was on beings passing through the street.
On the night of the 15th day of husbant death, she surrendered his soul silently.