yumurta – kısa öykü 5

Adam yatağında gerindi. Uyanalı on, on beş dakika kadar olmuştu. Yatakta yanında yatan karısına baktı, gözleri kapalıydı. Uyuyup uyumadığını anlamaya çalıştı, düzenli nefes alışlarını dinledi. Uyuduğuna karar verdi, yataktan yavaşça kalktı ve banyoya gitti. Aynada yüzünü inceledi, gözlerinin altı torbalanmıştı. Yine iyi dinlenemeden kalkmıştı, böyle zamanlarda kendisini yorgun ve yıpranmış hissediyordu. Dağınık ve ara ara kırlar düşmüş saçlarına baktı aynada. Yüzünü tekrar inceledi, yaşlılığa adım atmış birinin yüzü diye düşündü. Mutfağa yürüdü, boğazı kurumuştu, sürahiden bardağa su doldurdu, içti. Salona yürüdü, perdeleri açtı. Güneş henüz doğmamıştı, deniz göz alabildiğine çarşaf gibi uzanıyordu. Plajdaki boş şezlonglar ve kapalı şemsiyeler gelecek insanları bekler gibiydi. Salonda pencerenin önündeki tek koltuklardan birisine çöktü. Denizin uzanan grimsi maviliği içini titretti. Güne yanlış bir yerden başlamış gibiydi, içi sıkıldı.
Salona doğru gelen ayak sesleri duydu. Karısıydı.
Okumaya devam et “yumurta – kısa öykü 5”

mühendis

Türkiye’nin bugünkü insan varlığı (mühendislerin nitelik ve nicelik yeterliliği) düşünülürse, iyi eğitim almış ve mesleğini yapabilme yetkinliği olan Türk mühendisleri bugün ülkenin gerek duyduğu mühendislik hizmetlerinin çoğunu (yaklaşık %90 ını) yapabilir. Kalan, çok fazla özel bilgi gerektiren yaklaşık %10 luk bölüme (örneğin nükleler santral yapımı gibi) ise dışarıdan hizmet alımı gerekebilir. Zamanla, eğer gerçek mühendislere ve araştırmacılarına olanak tanınırsa bu %90 lık pay da artırılabilir.
Okumaya devam et “mühendis”