mikro şirketler

Türkiye’nin (belki de dünyanın) ekonomik geleceğinde kendi alanlarında bilgi biriktirerek uzmanlaşmış küçük şirketler ve girişimler belirleyici olabilir.

Çünkü, bu tür küçük girişimlerin büyük şirketlere göre çok önemli ayrıcalıkları var:
*Bunlar çok daha ekonomik olarak yönetilebiliyorlar. (Gereksiz harcama yapmazlar.)
*Daha hızlı hareket etme yetenekleri var. (Uzun süren toplantılara, iç yazışmalara, vb. bürokrasiye gerek duymazlar. Çabuk karar verebilirler.)
*Ekonomik güçlüklere daha uzun süre dayanabilirler. (Susuz kalan virüs gibi yaşamsal faaliyetlerini belli sürelerde askıya alıp, uykuya geçebilirler.)
*Çalışma alanlarında (hedef pazarlarında, üretim konularında, vb.) kolaylıkla değişiklik yapabilirler.
*Teknolojik yeniliklere daha kolay uyum sağlarlar.
*Kamu kaynaklarına ekonomik yük oluşturmazlar.

Ortak akıl kullanabilirlerse ve teknolojik yeniliklere ustaca adapte olabilirlerse, küçük girişimler kendileri gibi belli amaçlara dönük yapılandırılabilir özellikteki diğer mikro girişimlerle eşgüdüm sağlayarak daha büyük organizasyonların birer hücresi gibi çalışabilirler. (Doğadaki canlı kolonileri veya simbiyoz yaşama formlarındaki gibi.)
Bu başarılabilirse, büyük şirketlere karşı önemli bir rekabet gücü elde edebilirler. (Doğada büyüklük değil, sürdürülebilirlik kazanır.)

Daha da önemlisi, tek tipleşen çalışma yaşantısında mikro şirketler birer özgürlük vahasıdır.
En azından bireylerin gerçek mutluluğu için, bu seçeneğin sürdürülmesi çok ta ahlakidir.

mühendislik ahlakı – 3

Mühendis, meslekle ilgili yaptığı bütün işlerde;

1.işin gerektirdiği güvenliği (emniyeti) ve bütün gerekleri sağlamalıdır,
2.işin mesleğin elverdiği ve mümkün olan en ekonomik biçimde yapılmasını sağlamalıdır,
3.işin topluma ve çevreye olabilecek zararlarını öngörmeli ve önlemelidir.

Bunların hiç birisinden ödün veremez.