saksağan – magpie

Parktan geçerken, o da çimlerin arasında bulduğu bir şeyi yiyordu. Yakınına gelince, parlak ve siyah-beyaz kostümü dikkatimi çekti, durdum. Kısa bir süre baktım, rahatsız oldu, kısa bir uçuşla en yakındaki bankın arkalığına kondu. Oradan bana baktı, söylendi. ”Hadi yürü de işimize bakalım!” der gibiydi. Yürüdüm. Kısa bir geri uçuşla eski yerine kondu, kahvaltısına devam etti.

I was walking in the park as it was eating something found on the grass. As getting closer, its bright, black and white costume caught my attention, I stopped, looked for a time. It was disturbed and flew away to put on back of the nearest bench. It looked at my face from there and told me “Come on, walk away, let me keep eating!” with a loud voice. Then I walked. It came back with a short flight and continued breakfast.