mikro şirketler

Türkiye’nin (belki de dünyanın) ekonomik geleceğinde kendi alanlarında bilgi biriktirerek uzmanlaşmış küçük şirketler ve girişimler belirleyici olabilir.

Çünkü, bu tür küçük girişimlerin büyük şirketlere göre çok önemli ayrıcalıkları var:
*Bunlar çok daha ekonomik olarak yönetilebiliyorlar. (Gereksiz harcama yapmazlar.)
*Daha hızlı hareket etme yetenekleri var. (Uzun süren toplantılara, iç yazışmalara, vb. bürokrasiye gerek duymazlar. Çabuk karar verebilirler.)
*Ekonomik güçlüklere daha uzun süre dayanabilirler. (Susuz kalan virüs gibi yaşamsal faaliyetlerini belli sürelerde askıya alıp, uykuya geçebilirler.)
*Çalışma alanlarında (hedef pazarlarında, üretim konularında, vb.) kolaylıkla değişiklik yapabilirler.
*Teknolojik yeniliklere daha kolay uyum sağlarlar.
*Kamu kaynaklarına ekonomik yük oluşturmazlar.

Ortak akıl kullanabilirlerse ve teknolojik yeniliklere ustaca adapte olabilirlerse, küçük girişimler kendileri gibi belli amaçlara dönük yapılandırılabilir özellikteki diğer mikro girişimlerle eşgüdüm sağlayarak daha büyük organizasyonların birer hücresi gibi çalışabilirler. (Doğadaki canlı kolonileri veya simbiyoz yaşama formlarındaki gibi.)
Bu başarılabilirse, büyük şirketlere karşı önemli bir rekabet gücü elde edebilirler. (Doğada büyüklük değil, sürdürülebilirlik kazanır.)

Daha da önemlisi, tek tipleşen çalışma yaşantısında mikro şirketler birer özgürlük vahasıdır.
En azından bireylerin gerçek mutluluğu için, bu seçeneğin sürdürülmesi çok ta ahlakidir.

in san

İnsan bireylerin dış gözlemle anlaşılabilir özellikleri nelerdir?

– Çok dayanıklıdır, ama çok ta zayıftır.
– Çok yeteneklidir, ama çok ta çaresizdir.
– Çok iyidir, ama çok ta kötüdür.
– (Genel olarak) Bencildir.
– Yaşamak için programlanmıştır. Koşullar ne olursa olsun hayatta kalmaya çalışır.
– Kolaycıdır.
– Acımasızdır.
– Kaderine hükmedemez. Geleceğini planlayamaz.
– (Genel olarak) Değişkendir. Değişimlerden hoşlanır.
– Tutarsızdır.Bugün ak dediğine, yarın kara diyebilir.
– Aklından çok duygularıyla (çoğu zaman yanlış) karar verir.
– (Genel olarak) Tembeldir, çalışmayı sevmez, rahatı sever.

İnsan malzemesini böyle kabul edersek, bu malzemeyle bugün gelinen noktadan daha iyi (olumlu) bir noktada olunabilmesi mümkün müydü?

Eğer, insanın sıfır noktasına (yeryüzünde ilk belirdiği zamana) geri döndürülmesi mümkün olsaydı aynı malzemeyle yeni bir gelişim süreci sonunda gelinecek nokta bugün gelinen noktadan çok farklı olabilir miydi?

karar

Hava birden karardı. Temmuz ayının ortası ve günün henüz öğle saatleriydi. Gökyüzünde aniden beliren yoğun ve siyah bulutlar koşar gibi, kuzeye ve güneye hızla dağıldılar. Her yerde büyük şimşekler parlamaya, arkasından şiddetli gök gürültüleri patlamaya başladı. Camlar, çerçeveler arka arkaya sarsıldı. Komşunun açık kalmış bir penceresi hızla ve gürültüyle çarptı, cam kırılma sesleri ve bağrışmalar duyuldu. Sert bir fırtına ağaçları yere yatıracak gibi esti, ortamda ne varsa havalandı. Güneş ışıkları tamamen kaybolmuştu. Kuşlar telaşla sağa sola uçmaya çabalıyordu. Dışarıdaki insanlar telaş içinde koşuşuyorlardı. Hava kupkuruydu, yağış yoktu. Çocuklar odanın iç duvarına sırtlarını dayamış, birbirlerine sokulmuş, titriyorlardı. Anne, bütün pencerelerin perdelerini sıkı sıkı kapattı. Çocukların yanına geldi, yere halıya oturdu, ellerinden tuttu, gülümsedi. Bir köpek uzun uzun uludu. Okumaya devam et “karar”

YK = S * C * ( B ** a )

YK = Yaşantınızdaki Kazanç veya Kayıplarınız ise;

Gerçek bilgi kuvvettir = B (Yanlış bilgi hiçbir şeydir ve sıfıra denktir.)
Çalışma azmi bilginin birden büyük üssüdür = a
Doğru karar verebilme ise birden büyük bir çarpandır = C (Geç verilmiş kararlar, birden küçük bir çarpana neden olur.)
Yanlış karar verme sıfırdan küçük bir çarpandır.

Bir de şans faktörü ( = S ) var, birden küçük ve birden büyük olabilen. (Örneğin genetik donanımınız şansla ilgilidir.)
Şans = bizim dışımızdaki değişkenlerin etkilerinin toplamı.

bireysel kurtuluş

Günümüzde çok hızlanan teknolojik ilerleme ortamında bireyler bunun olumsuzluklarından nasıl korunabilir?
Bilgi sağanağı altında, hepimiz büyük bir dikkat eksikliği ve bir şeye yoğunlaşamama sorunu yaşıyoruz.
Bilgi çokluğu karşısında neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyoruz.
Önemli ile önemsizi ayırtedemiyoruz.
Bu durum, hepimizin sağlıklı ve doğru kararlar almamızı dolayısıyla yaşantımızı olumsuz etkiliyor.

Bu koşulları algılayarak, durumu yönetebilen ve kendi bilincini karmaşık dış uyaranlardan koruyabilen bireyler elek üzerinde kalarak kurtuluşa yaklaşabilir (mi).

Bireysel kurtuluş olanağı var (mı).