çapraz gagalı – cross billed

Ardahan’da evin arkasında duvara yapışık, yumurta ihtiyacı için kurduğumuz, içinde 7-8 tavuk ve bir horozun olduğu, derme çatma, küçük bir kümesimiz vardı.
Havanın sert soğuk olmadığı zamanlarda, onları sabah evin arkasındaki geniş otlağa bırakırdık.
Öğle saatlerinde annem elinde buğday taneleri ile dolu bakır bir tasla evin arkasına dolanırdı.
Onu gören mürettebat koşarak, uçarak eve doğru gelir ve yere saçılan buğday tanelerini iştahla gagalarlardı.
Ama turuncu tavuğumuz dışında. O kuluçkadan gagası çapraz olarak dünyaya geldiği için yerden buğday tanelerini toplaması olanaksızdı.
Bir kenarda sıranın kendisine gelmesini sabırla beklerdi.
Bu yüzden hergün annem eline doldurduğu buğdaylarla onu kucağına alarak özel olarak beslerdi.

 

 

 

In Ardahan, we had a small coop attached to the wall behind the house, which we set up for the need for eggs, with 7-8 chickens and a cock inside.
When the weather wasn’t so cold, we used to leave them in the large grassland behind the house in every morning.
At noon, my mother used to walk around the back of the house with a copper cup filled with wheat grains.
The crew who saw her came running and flying tru home side and pecked wheat grains on the ground with appetite.
But not an orange chicken.
It was impossible for her to collect wheat grains from the ground because she has cross billed since born.
She would patiently wait for her turn apart from others.
So every day mumy used to feed her specially with wheat in her hand.