kötülük kuramı – theory of evil

Ortalama insanın özünde kötülüğün baskın olduğunu gözlemliyorum.
Bunu bazı küçük yaştaki çocukların zarar verici davranışlarında yakalayabilirsiniz.
Bazı çocuklar, ortada hiç bir şey yokken ve kendilerine böyle bir şey öğretilmemişken, zayıf bulduklarına (yaşıtlarına, hayvanlara, bitkilere, yaşlılara, vb.) anlamsız bir şiddet uygularlar.

Özdeki kötülüğün iyiliğe baskın olması, evrensel olarak, insan eylemlerinin sonuçlarına bağlı olan her şeyin kötüye doğru evrilmesine neden olmaktadır, kanımca.
İnsan yapımı olan herhangi bir şey (nesne, olgu, kurum, kural, vb.) ya baştan evrenin toplam iyiliğine uygun değildir, ya da kendi haline bırakılırsa eğer bozuşur, kokuşur, çürür genellikle.

Bu olumsuz mekanizmayı, hayvanlarda ve bitkilerde görmüyorum.
İnsan etkisi olmadıkça, insan eli değmedikçe.

I observe that in self of average people, evil is dominant.
You can perceive this in some very young’s harmful tendencies.
Some children applies meaningless violence on weaks (peers, animals, plants, the elderly, etc.) for no reason even they have not been taught such a bad behaviour.

The predominance of inherent evil over goodness, causes universally all things that depend on the consequences of human actions to evolve towards the worst.
Anything that is man-made (object, phenomenon, institution, rule, etc.) is either not suited to the total benefit of the universe from the very beginning, or if left alone it is disrupted, rot, stink in general.

This negative mechanism is not seen in animals and plants.
Unless there is human influence, unless human hand touches it.

tek-NO!-loji kuramı – tech-NO-logy theory

Teknolojinin kendi kendisini üreten-artıran içsel bir mekanizması var. Bu yüzden, ilerlemesindeki hız geometrik olarak artmaktadır.

Günümüzde bu hız ortalama bir insanın yenilikleri öğrenip-yararlanabilme yeteneğini geçti. Bu durum artık açıkça hissediliyor.

Başlangıçta teknolojik ilerlemenin insanlığın refah ve mutluluğunu sağlayacağı tahmin edilmişti.

Bugün gelinen noktada, bunun böyle olmadığı-olmayacağı görülmektedir ve teknolojinin insanı ilgilendiren boyutu tamamen yitirilmiştir.

Çünkü, teknolojinin üzerine bina edildiği bir temel ahlak standardı yok.

Teknoloji günümüzde kontrolsuz bir şekilde gelişmektedir ve özünde olması gereken insan refah ve mutluluğu öğeleri artık tamamen gözardı edilmiştir.

Bu gidişin nasıl sonlanacağı (pek çok varsayım olmasına karşı) öngörülememektedir.

Technology has an internal mechanism that produces and increases itself. Therefore, the velocity in its progression increases geometrically.

Nowadays, its speed has exceeded the ability of an average person to learn and use innovations. It is clear.

Initially, it was predicted that technological progress would provide welfare and happiness for humanity.

At the point reached today, it is seen that this is not the case, and the aspect of the technology that concerns human beings is completely lost.

Because there is no basic moral standard on which technology is built.

Technology is now evolving in an uncontrolled manner, and now the elements of human well-being and happiness that must be at the core have been completely ignored.

How this outcome will end (despite many assumptions) is unpredictable.