büyük ikramiye – kısa öykü 10

2001 yılındaki Ecevit krizinden sonraki zor günlerdi. Hakedişlerimizi hiçbir müşterimiz ödemiyor, günün yüksek faiz getirilerinden ek para kazanmak için sürekli ödemeleri erteliyordu. Yeni iş alamıyorduk, yaprak kımıldamıyordu, telefonlarımız çalmıyordu. Şirketimizde onbeş yılda binbir zahmetle oluşturduğumuz özkaynaklarımız tükenmek üzereydi. Personelin maaşlarını ödeyemez hale gelmiştik. Çaresizliğin esiri olmuştuk. Aynı sıkıntıları daha önce 1. Körfez Savaşları sırasında da yaşamıştık. Ama bu son kriz bizi maddi, manevi tamamen bitirmişti. Okumaya devam et “büyük ikramiye – kısa öykü 10”