tayin – appointment

Ailemin tayini başka bir yere çıktığında, sınıf arkadaşlarımla, öğretmenlerimle ve mahalle arkadaşlarımla nasıl vedalaşırdım, vedalaşabilir miydim, hiç anımsamıyorum
Bütünüyle silmişim.
As an appointment order transmitted to my family for another town, how would I say goodbye or could I say goodbye to my classmates, teachers and neighborhood friends.
I deleted all the memories completely.

kasabanın sırrı – kısa öykü 8

Bu küçük kasabaya yeni gelmişlerdi. Kocası Orhan, devlet memuruydu. Dört yıl önce, ailelerinin tanıştırması ile evlenmişlerdi. Henüz ikisi de otuz yaşından gençtiler, çocukları yoktu. Bu kasaba evlendikten sonra eşinin tayin edildiği ikinci görev yeriydi. İç Anadolu’da, işlek karayollarından hayli uzakta bulunan kasaba haliyle pek gelişmemiş bir yerdi. Yerliler, memura ev kiralamaya pek gönüllü olmadıklarından, bir hafta kadar kasabanın küçük otelinde konaklamak zorunda kalmışlardı. Ev eşyaları getirildiği kamyondan, kaymakamın gösterdiği bir depoya geçici olarak istif edilmişti. Bir hafta sonra, kaymakamın ve diğer kamu personelinden bazılarının araştırması ve ricası ile kasabanın dışına yakın bir yerde tek katlı bir evi, lütfen kiralayabilmişlerdi. Ev sahibi, camcı esnafı olan ve evi askerdeki oğlu için boş tutmak isteyen Resul adlı birisiydi. Oğlu askerden gelip evlenene kadar evi kiraya vermeye zorla razı olmuştu. Zayıf, kısa boylu, asık yüzlüydü. Gözleri çukurlarının içine kaçmıştı. Yüzü ve alnı sert çizgilerle doluydu. Derisinin rengi kirli sarıydı. Üzerindeki hayli yıpranmış giysileri kendisine bir iki beden büyük gibi duruyordu. Anahtarı otele gelerek Orhan’a elden verirken, isteksizce bir odayı oğlunun eşyalarını koymak için kapattıklarını söyledi. Kalan iki odayı kullanabileceklerdi. Fazla konuşmadan, cevap beklemeden memnuniyetsiz bir şekilde otelin kapısından çıktı, ilk sokağa dönüp gözden kayboldu.
Okumaya devam et “kasabanın sırrı – kısa öykü 8”